Big Data(Büyük Veri) şirketler için oldukça cazip bir müşteri tanıma aracı. Müşterilerinizin davranışlarını ortaya çıkarmak istiyorsanız, bir sonraki adımını tahmin edebilmek ya da reklam harcamalarınızı hangi alana yöneltmeniz gerektiğine karar vermek istiyorsanız big dataya sahip olmalı ve onu işlemek zorundasınız.

Big datadan iştahlı bir biçimde bahsedilen her ortamda unutulan bir şey var. Bizler data bilimcisi ya da analisti değiliz. Bizim şirketlerimiz için topladığımız dataları günlük hayatta sürekli olarak işleyebilmemiz, kullanabilmemiz gerekiyor. İşte bu noktada büyük resme küçük veri (Small Data) giriş yapıyor.

Küçük veri, günlük işler için kolaylıkla erişilebilir, anlaşılabilir, eylem odaklı, büyük veri ya da lokal kaynaklardan elde edilen, zamanla zenginleştirilebilen data şeklidir.

Big datanın toplanması, işlenmesi, analizi oldukça uzun bir zaman almakta. Ayrıca toplanan verilerin bir çoğu pazarlamacılar ve stratejistler tarafından kişiselleştirilmiş olarak kullanılmamaktalar. Big datanın depolandığı server maliyetlerinin neden olduğu yüksek bütçeler de cabası.

Small data aslında her yerde. Sosyal ağların ve mobilin gelişmesi ile birlikte müşterilerin ihtiyaçlarının değişimini ve gelişimini de göz önünde bulundurarak düşünelim. Sosyal ağların bir çoğu small data ile dolup taşmış durumda ve satın alma kararlarında sosyal ağlarda gördüklerinin yüksek bir etkisi mevcut. Kişisel düzeyde incelediğimizde ise her yeni check-in’imiz her yeni Google aramamız vb. bizim hakkımızda özel bir imza oluşturmuş oluyor. Dijital ayak izlerimiz hem sosyal ağların hem de ağlarla çalışan firmaların eline geçmiş oluyor.

Small data yeni nesil CRM’in merkezini oluşturmakta. Müşterilerinizin segmentasyonunu, etkinlik alanlarını ve güçlerini hatta rakiplerinizin müşterilerinin bilgilerini kolaylıkla elde edebildiğiniz yeni bir dönemden söz ediyoruz. Zengin müşteri profilleri oluşturmada “small data” mihenk taşını oluşturuyor. Yeni nesil CRM çözümlerinde kişiselleştirilmiş teklifler, müşteri deneyimlerinin kaydedilmesi ve sonradan kullanılabilir olması müşterilerin alış veriş alışkanlıklarını derinden etkileyebilecek yeni bir etken.

ROI(Return of Investment – Yatırımın Geri Dönüş Oranı) şirketler için gerçekleştirmiş oldukları yatırımların durumunu incelemek için kullandıkları bir hesaplama yöntemi. Ancak ROI’yi hesaplamanın bir nedeni var. Yatırımın boşa gitmemesi. Bu yatırım kimi zaman bir kampanyaya bütçe yatırımı olabilir kimi zamanda potansiyel bir müşteriye zaman yatırımı olabilir. Şirket olarak sınırlı kaynaklara sahip iken elbette daha fazla satış yapacağınız müşterinize daha çok ilgi göstereceksinizdir. İşte small data felsefesinin de özü burada yatıyor.

Müşterilerin kullandığı teknoloji çeşidi artıkça ve geliştikçe daha da anlam kazanan small data özellikle giyilebilir teknoloji ile birlikte daha çok özellik sunacak. Kolunuzdaki saatten tüm online ağınızı, cep telefonunuzdaki verilerinizi ve GPS konumunuzu öğrenebilecek olan şirketlerin size özel olarak sunabileceği tekliflerin neredeyse sonu bulunmamakta. Basit metodlar daima daha başarılıdırlar. Small data yani direkt olarak kişisel kullanıcının datası ile yola çıkılan pazarlamada satış oranı Big Dataya kıyasla çok daha fazla yüksek.

Small data ile Big Datanın arasındaki en büyük farklardan birisi de Big Datanın işlenmemiş dataları da kapsıyor olmasıdır. Bu da hızlı bir şekilde verileri filtrelemeyi önlemektedir. Veritabanında saklanan ve kolayca erişilip işlenebilen small data çokta büyük yatırımlar gerektirmeyen hızlı ve etkili bir çözüm.