Gezi olayları ertesi her siyasi partiden sosyal medya üzerine ataklar görüyoruz.Önce CHP’den sosyal medya ekibi kuracağız açıklaması adından da Ak Partiden 6000 kişilik bir sosyal medya ekibi kurulması haberi. Ancak 6000 kişilik bir devasa ekiple başarılı bir yönetim gerçekleştirilebilir mi?

Obama 2008 seçimlerinde 643.000$ sadece Facebook reklamlarına harcadı. Yüz milyon dolarların havada uçuştuğu sosyal medya bütçelerinin sonunda Twitter, Facebook, Tumblr ve Youtube’da en güzel kullanılan hesaplardan birisi olarak gösterilmekte Barack Obama. Halihazırda 20’den fazla sosyal ağda aktif olarak kurumsal olarak Obama’nın hesapları yönetilmekte. Yalnızca barackobama.com üzerinde 2007-2008 yılları arasında 400.000’den fazla blog yazısı yayına alındı.

Case Study: The Barack Obama Strategy from Marc Metekohy

Peki Türkiye’de dijital siyaset işleri nasıl yürüyor? İster iktidar partisi olsun ister muhalefet partisi, Türkiye’de sosyal medya stratejisi olarak akıllara gelen tek şey ise Twitter’da TT yapabilmek. Bunun için de bolca inorganik yollarla büyütülmüş hesaplar üzerinden tweet atmak. Bu atılan tweetlerin bir işe yarayıp yaramadığı, saatlerce TT’de kalmanın gerçek hayata etkisinin ne kadar olduğu üzerinde ise düşünen yok maalesef.

Siyasi hayatı etkileyebilecek, insanların vereceği oyları değiştirebilecek adımları atabilmek için ilk olarak insanları bilgilendirebilmek gerekmekte. Bilgilendirmenin ardından ise yönlendirmek gerekiyor. Ancak bilgiyi yönlendirilmiş şekilde alan sosyal medya yöneticileri paylaştıkları içeriklere herhangi bir yaratıcılık katamıyor. Hal böyle olunca kuru kuru birbirlerinin yazdığı tweetleri kopyala-yapıştır yapmaktan da öteye gidemiyorlar.

Milletvekillerinin ya da partilililerin kişisel hesaplarının yönetimi ise bir türlü iyileştirilemiyor. Ya tam olarak sosyal medya yöneticisine işler bırakılmıyor ya da gerçekten çok kötü adamlar işe alınıyor. Ben altı üstü tweet atıyorum bunun için biri ile çalışmama ne gerek var diyenlerin başına bunlar gelebiliyor;

memetsimsek-twitter

Blog tutmadan, Google Plus kullanmadan, online ekip yönetiminin ne olduğunu bile bilmeden yürütülen dijital siyaset kampanyaları bugüne dek Türkiye’de bir işe yaramadığı gibi bundan sonra da yarayacağa benzemiyor. Ne zamanki sayfalarca stratejilerin hazırlandığını, yüzbinlerce lira bütçelerin ayrıldığını ve onlarca blogun açılıp aktif olarak kullanıldığını görürüz o zaman Sosyal Medya ve Siyaset temalı yazıları, study case’leri Türkiye özelinde yazabiliriz.