Sizlere chatbot pazarlaması ve getirdiklerinden bahsedeceğim. Özellikle dijital ajansların dördüncü çağını chatbot teknolojileri oluşturacak gibi görünüyor.

Sosyal medya pazarlamasının tarihini Türkiye’de dört parçaya bölebiliriz. Sosyal medya üzerinden bir pazarlama gerçekleştirilebileceğini anlatmaya çalıştığımız ilk kurulum aşaması (2008-2010) özellikle büyük şirketlerin Facebook ve Twitter ile tanıştığı, bir sayfa kurulumu için 4-5bin TL’lik ücretler ödendiği dönemdi. Bu dönemin çok tatlı olduğu bir gerçek, bu yüzden ilk güven kaybını da bu dönemde yaşadık. İkinci dönem ise sosyal data çılgınlığının başladığı dönemlerdi (2010-2014). Facebook’un API kısıtlamaları sonucu, Facebook üzerinden data çekmek zorlaşınca bir çok ajans artık farklı projelere doğru kaydı. Sosyal medya ajanslarının onlarca yazılımcı çalıştırmasına gerek kalmadı, teknoloji üretilen projeler neredeyse bitti. Sosyal medya ajansları üçüncü dönemine girmişti artık (2014-2017) döneminde tüm sosyal medya ajansları daha fazla içerik odaklı, hatta daha fazla gif ve video odaklı içerikler üretmeye başlamışlardı. Sosyal medya ajansları sanki bir prodüksiyon ajansına dönüşmüştü. Markalar için kreatif içerikler hazırlanıyor, bu içeriklerden parça başına ücretler alınıyordu. Nihayetinde bir devir daha bitti.

Artık sosyal medya pazarlamasında yeni bir çağa girdik. Bu çağ yeniden teknoloji üretmeye başladığımız ve data topladığımız bir çağ. Bu çağ Chatbot çağı. Chatbotlar gelişen yapay zeka ve makine öğrenmesi ile birlikte önümüzdeki yıllarda pazarlama stratejilerimizin merkezine oturacak. Chatbotlar şu anda, Amazon Echo, Android, Cisco Spark, Discord, Email, iMessage, iOS, Kik, Line, Facebook Messenger, Skype, Slack, SMS, Telegram, Twitter, Viber, Web, WeChat teknolojileriyle uyumlu bir biçimde çalışıyorlar. Bir kaç ay içerisinde bu listeye WhatsApp’ın da katılacağı konuşuluyor. WhatsApp’ın masaüstü sürümlerinin de gelişimiyle birlikte artık daha fazla şirket WhatsApp kullanmaya başladı. Şirketler WhatsApp’a ya da Facebook Messenger’a geçtikçe gerçekleşen konuşmalardan data toplamaya da daha fazla olanak tanınır oldu.

Messenger API’siyle çalışan uygulamalar onlarca farklı tipte data toplamanın anahtarı şu anda. Messenger API üzerinden gönderilen isteklerle Facebook’un tüm API’lerine yönelik erişimleri çok daha kolay bir biçimde alabiliyorsunuz. Özellikle gamification (oyunlaştırma) kullanılan Messenger botlarıyla gerçekleşen görüşmelerde sizden o kadar rahatsız etmeden yeni izinler alınabiliyor ki şaşırıp kalıyorsunuz. Özellikle artık markaların bir fayda sunarak data toplama dönemi tekrar başladı diyebiliriz.

Eskiden ufak quiz uygulamaları yaparak kullanıcıların tüm Facebook verilerini alırdık. Kullanıcı Galatasaray mı yoksa Fenerbahçe mi sorusuna cevap vermek için bir uygulamaya bağlanır, bu uygulama ondan ilişki durumu, ad, soyad, telefon numarası, e-posta adresi, beğendiği sayfalar, arkadaş listesi gibi bilgileri alırdı. Artık bu bilgileri Facebook sebepsiz yere vermiyor. Bunun bilincinde olan markalar ve ajanslar da bunun için bir sebep yaratmaya çalışıyor. Messenger botları bunun için harika bir sebep.

Örneğin Facebook reklamlarınız hakkında size bir kaç öneride bulunacak olan bir bot Marketing API ile tüm reklam hesabınıza ait verileri alabiliyor. Bu verilerle sizin ne kadar bir bütçe harcadığınızı, ne tür markalarla çalıştığınızı, ne tür reklamlar verdiğinizi görebiliyor. Dijital pazarlama uzmanlarını hedef alacak bir markanın elde etmek isteyeceği türden bir data değil mi? Diğer yandan gelişen botlar ve senaryolarla birlikte örneğin bir deterjan markası oyunlaştırılmış bir kaç soru sorabilmek için sizden yeniden Facebook API erişiminizi isteyebilir. Aldığı bilgiler doğrultusunda bot sizin yaşadığınız şehrinize göre hava kirlilik oranlarını söyleyerek, çamaşırlarınızı kuruturken balkonda ya da evin içinde kurutmanız gerektiğini söyleyebilir. Bunu söylemek için ise sizin bir çok datanızı veritabanına kaydetmiş olacaktır.

Dijitali gelenekselden ayıran en önemli özellik de dataya erişimin olması değil mi zaten? Gelenekselde görece kör bir pazarlama gerçekleştirirken dijitalde kişilerin alışkanlıkları, demografik bilgileri hatta telefonunda kullandığı diğer uygulamalara göre bile pazarlama stratejinizi özelleştirebiliyorsunuz. Kullanıcıya herhangi bir fayda sağlayan Messenger botları ve yine gelecekte WhatsApp botları toplayacağınız datayı kat be kat artırabilir.

Diğer yandan bir pazarlama kanalı olarak da botlar kullanılabiliyorlar. Bir pazarlama kanalı olarak tıpkı masaüstü push bildirimlerde olduğu gibi kullanıcılara anlık mesajları toplu bir biçimde gönderebiliyorsunuz. Sanki yeni bir SMS pazarlaması deneyimi gibi ancak SMS gibi kimsenin okumadığı değil, gerçekten okunan yeni bir pazarlama kanalı Messenger botlar. Pazarlamanın yanında satış ve CRM için de botlar kullanılmakta. Geliştirilebilen yapay zeka sayesinde rutinleşmiş bir çok soruya anında yanıt veren bir sistem geliştirebiliyorsunuz. Bu cevapları geliştirebilmenin tek sınırı ise hayal gücünüz. Elde ettiğiniz datalar üzerinden kullanıcıyı tekrar tekrar Messenger görüşmesine çekebiliyor ve yeni datalar elde etmek üzerine tekrar konuşabiliyorsunuz. Data elde etme kampanyalarında genellikle data bir kez elde edilir, sürekli güncellenmesi gerekir. Her güncelleme içinse ayrı kampanyalar düzenlenir. Fakat Messenger botlarla Facebook API’sinden çektiğiniz veri sürekli güncel kalır, API dışında elde edeceğiniz diğer verileri ise ufak sorularla tekrar tekrar elde edebiliyorsunuz. Özellikle oyunlaştırma stratejileri ile birlikte kullanıcılardan aldığınız yanıtlar diğer her türlü data toplama yöntemine göre çok daha dürüst olabiliyor. Yakalanan bu dürüstlüğü legal pazarlama yöntemleriyle birleştirdiğinizde ise ortaya muhteşem bir tablo çıkabiliyor.

Facebook Messenger’ın şu anda beta olarak piyasaya sürdüğü bir diğer özelliği ise Messenger üzerinden alış veriş yapmanıza olanak sağlaması. Tanımlı kredi kartınızdan ürünü tek tuşla sipariş edebiliyor ve evinize kargolatabiliyorsunuz. Bunun arkasına yapay zekalı bir satış temsilcisini de yerleştirdiğinizde sanki mağazanıza gelmiş bir müşteriyi ikna eder gibi müşteriyi ilmik ilmik ikna edebiliyorsunuz. Özellikle dijital pazarlamada sıcak satış imkanı pek mümkün olmamakta. Formu doldurun, biz sizi arayalım ya da satış temsilcimiz sizinle en kısa sürede irtibata geçecektir  gibi klişe cevaplar yerine artık müşteriyle sisteminizin bir dialoga geçmesini sağlayabiliyorsunuz. Gerçekleşen bu dialog sonucunda çok elzem durumlarda sizin manuel olarak müdahale etmenize gerek kalıyor. Genellikle müşteri iyi yapılandırılmış bir yapay zekanın otomatik bir bot olduğunu bile anlayamayabiliyor. Hatta yavaş yavaş değişen kullanıcı alışkanlıkları sonucu, anlasa da onun için değişen bir şey olmayacak.

Bu noktada bizlerin markalara, botların faydalarını doğru anlatmamız gerekiyor. Botları iletişimin kişiselleştiği bir dönemde sadece otomatikleştirme olarak satmaya kalktığımızda markalar tarafında bu ters tepebiliyor. Messenger botların sosyal data toplamaya, yeni bir pazarlama ve satış kanalı olduğuna yavaş yavaş markaları ikna etmemiz gerekiyor.

Kurumunuzda Sosyal Medya Eğitimi ile marka bilinirliği ve satışlarınızı nasıl artıracağınızı öğrenmek ister misiniz?

Haftanın Videosu