Dünya değiştikçe para kazanılan alanlar da değişiyor. Düşünsenize, 10 sene önce para ödemediğimiz nelere para ödüyoruz şu anda? Bana birisi Winamp kullanmayıp her ay Spotify diye bir şeye para ödeyeceksin deseydi, “Niye, gerizekalı mıyım?” derdim.

Abonelik sistemleri dünyanın her yerinde gelişme aşamasında. Artık bir çok ürünü satın almak yerine kiralıyoruz. Netflix bu dönüşümü ilk yakalayanlardan. CD kiralama şirketinden aylık abonelik sistemli bir kanala dönüşen bu sistemin Türkiye’de de çok sayıda -kopyası diyebileceğimiz- örneği çıktı. Şu an para kazanabildiklerini pek sanmıyorum ancak önümüzdeki yıllarda bu girişimlerin önünün açık olduğu çok açık.

Benim çok beğendiğim projelerden biri olan Bir Yudum Kitap’ın girişimi olan Bir Kutu Kitap‘ta aylık abonelik sistemlerine bir diğer örnek. Sistemde sizin için okuyabileceğiniz kitaplar toptan ucuz fiyata alınıyor ve size gönderiliyor. Bu sayede kitap seçme gibi uzun bir uğraşın içinden çıkmış oluyorsunuz, aynı zamanda kitaplar size daha uygun fiyatla geliyor.

Deneyim ekonomisinin yükselişte olduğu bu günlerde artık salt hizmete ya da ürüne değil, deneyime para yatırmaya başladık. Bir zamanların büyülü dünyası Tatilya ya da günümüz çocuklarının rüyası Vialand gibi doğrudan deneyime odaklanan girişimlerin sayısı her geçen gün artmakta. Girişimler sadece deneyim satmaktan çok hizmet ya da ürününün içine deneyim kattığı oranda başarılı olacak. Spotify sadece müzik satmıyor, uyku esnasında dinlenilebilecek en güzel müzikleri satıyor ve uyurken dinlediğimizde sadece müziği değil, o deneyimi de satın almış oluyoruz.

Abonelik sistemlerinin bir güzel yanı da şu; Müşteriyi bir kez kazandınız mı, müşterinin gitme şansı çok düşük. Artık müşterilere her seferinde yeni bir satış işlemi uygulamaktansa, bir kez satıp deneyimi nasıl daha iyi hale getirebilirize odaklanma vakti. Artık gelişen ekosistemde neler abonelikli bir hal alabilir bir bakalım dilerseniz.

Eğitim ilk akla gelen konu. Artık hayat bir kere eğitim aldım, her şeyi öğrendim, bitti noktasını çoktan aştı. Uzman doktorlar dahi onca yıllık eğitimlerinin üstüne ara ara eğitimler almak durumunda kalıyorlar. Artık hayat boyu öğrenme sürecinden bahsediyoruz. Sizin için ihtiyacınız olacak olan tüm eğitimleri size sağlayacak online/offline eğitim programları başlamak üzere. Aylık abonelik ücretini yatırmanızla birlikte sizin en çok işinize yarayacak eğitimleri sizin için düzenleyecek girişimler geldi ve geliyor. Udemy gibi girişimlerin gideceği nokta da bu olacak.

Ulaşım da aylık abonelik sistemine bağlanacak olan bir diğer konu. İstanbul’da otobüs kullanımı için uygulanan mavi akbil uygulaması gibi tıpkı artık Uber gibi uygulamalarda aylık abonelik ücreti ile istediğimiz kadar seyahat edebileceğimiz bir dönem gelmek üzere. Uber bizden yalnızca aylık abonelik ücreti alacak ve belirli sınırlar dahilinde çok daha ucuza istediğimiz kadar hizmeti kullanabileceğiz.

Giyim alanında da bu mümkün. Herkesin giyim konusunda temel bir ihtiyacı olan kombin hazırlama işini ve kıyafet seçerken harcanan saatleri bir girişim üstlenemez mi? Örneğin ünlü bir stil danışmanının küratörlüğünde giyindiğinizi düşünsenize. Sizin için ayda 30 farklı kombin hazırladığını, bu kombinlerdeki ürünleri mağazalardan sizin alabileceğinizden daha ucuza aldığını ve size kurye ile teslim ettiğini. Giysileri kullandıktan sonra şirkete teslim ettiğinizi ve kuru temizlemeden geçip, kombinlerin yeni alıcılarını beklediğini düşünün. Üstelik herkese aynı kombinler değil, uyarlanacak olan tarzınıza uygun bir şekilde küratörün çalışacak olması büyük bir katma değer katacaktır sisteme.

Yemek sektöründe ben Yemeksepeti’nden çok Mealbox’ın avantajı olduğunu düşünüyorum. Yemeksepeti’nin dezavantajı, her gün, her öğünde müşteriye tekrar bir şey satmak zorunda olması. Ancak Mealbox’a bir kez üye olduğunuzda her öğününüzü ona teslim etmiş oluyorsunuz. Büyümesi ve müşteriyi elde tutması çok daha kolay.

Spor salonları hali hazırda bu sistemi oturtmuş durumda. Eve tonla para vererek bir sürü spor aleti almaktan çok daha uygun fiyatlara güzel bir hizmet alabiliyorsunuz. Bu salonlar büyük ölçüde spor aletleri satan şirketlerin B2C ayağını küçülttü. Bir diğer sektör ise Sinema. Sinemaya vakit ayırabilmek bazen oldukça zor olabiliyor. Sinemia bu alanda büyük bir boşluğu doldurmuş durumda. Aylık abonelik ücretini ödemenizle birlikte dilediğiniz sayıda filme gidebiliyorsunuz.

Abonelik sistemi kuaförlere, uçak, tren, otobüs gibi yolcu taşıma sistemlerine hatta hastanelere bile uygulanabilir. Artık içerik üretimlerinde de abonelik sistemlerine daha sık rastlar hale geldik. Zaten abonelik sistemi olmayan dergiyi dergiden saymıyoruz. Gazetelerde de her ne kadar farklı etkenleri olsa da Zaman gazetesi örneğini de unutmamak gerek. Harvard Business Review bu alanda en takdir ettiklerimden. Online mecrada sadece önizleme yapabiliyorsunuz, çünkü içeriği kaliteli ve içeriğine güveniyor. Clickbait yöntemlerinin abonelik sistemleri sonunu getirecektir diye düşünüyorum. Zira insanlar clickbaitten sıkıldı. Artık aldatılmak istemiyorlar. Buna karşın gerçekten kaliteli bir platforma ücret ödemeye razı olan kesimin sayısı her geçen gün artıyor.

Bebek bakıcımı dahi aylık abonelik veren bir sistemden bulduğum şu günlerde her girişimcinin abonelik sistemlerine uygun bir şekilde girişim fikrini ortaya koyması gerekiyor. Örneğin market zincirlerini ele alalım. Şok, Carrefour ya da Migros online alış veriş portallarını yayına aldılar. Ancak insanların ortalama olarak sipariş ettiği ürünler hep aynı. Aynı dönemlerde benzer şeyleri sipariş ediyorlar. Benzer bir abonelik sistemi marketler için neden uygulanamasın? Standart olarak alınacak olan siparişler önceden stoklanır ve belirlenen tarihlerde gönderimleri gerçekleştirilebilir.

Abonelik sistemlerini araştırırken Startsub ile karşılaştım. Kendileriyle de görüştüm, abonelikli e-ticaret konusunda ihtiyaç duyulan sistemi karşılıyorlar. Eğer benzer bir fikriniz varsa mutlaka incelemelisiniz.

Sonuç olarak, yeni dönemde girişimlerinizi mutlaka abonelik sistemine dayandırmanızda fayda var. Geleceğin satışları kalem kalem değil, abonelik sistemleri üzerinden gerçekleşecek.