Sosyal Medya için Etkili İçerik Üretimi Nasıl Yapılmalı?

Sosyal medya yönetiminin yanıltıcı bir tarafı var. Yönetimi oldukça kolay gibi görünse de detayına indiğiniz zaman onlarca farklı dikkat etmeniz gereken etmen karşınıza çıkıyor.

Sosyal medya denince ilk akla gelen yer olan Facebook için içerik üretirken çoğunlukla düşülen bir yanılgı var. Facebook’ta markanız için içerik üretirken içeriğin asıl amacı markanızın mesajını vermek değil. Asıl amacınız her pazarlama kanalında olduğu gibi para kazanmak. Sosyal ağların bize sunduğu para kazanma taktiği ise markanızın bilinirliğini artırmaktır. Markanızın bilinirliğini artırabilmeniz için çok fazla içerik paylaşmak değil, içeriğinizin çok fazla kişiye ulaşması gerekmekte. Peki Facebook içeriğinizi nasıl geniş kitlelere gösteriyor? Kilit sorumuz bu.

Facebook İçeriklerinizi Sayfanızı Beğenen Herkese Göstermiyor

Facebook sayfanızı beğenen herkese paylaştığınız içeriği göstermiyor. Paylaştığınız içeriği yalnızca sayfanızı beğenen kitlenin %2’si ile %10’u arasındaki bir kitleye gösteriyor. Bu algoritmanın temel çalışma prensibi ise 200 farklı etmene dayansada temel olarak 3 farklı kriter göz önünde bulunduruluyor. İçeriğin yayınlandığı tarih, içeriğin ne kadar etkileşim aldığı ve sayfanın herhangi bir içeriği ile o kullanıcının daha önce etkileşime geçip geçmediği. Yani, time, weight ve affinity score diyoruz bu 3 etmene. Eğer bu 3 etmende de içeriğiniz başarılıysa Facebook içeriğinizi sayfanızı beğenen kitlenin büyük çoğunluğuna gösterecektir. Eğer başarılı değilseniz istediğiniz kadar uğraşın, içeriğinizi oldukça az kişi görecektir. Özellikle yüksek sayıda sayfa beğenisi olan sayfaların durumu bu noktada hiç iç açıcı değil. Sayfanın iki milyon beğenisi olmasına rağmen son gönderisini sadece 20 kişi beğenmiş. Böyle bir sayfanın en büyük problemi içeriklerini sayfasını beğenen kitleye beğendirememesi. Eğer içeriğiniz beğenilmezse görünmez oluveriyorsunuz.

İçeriğinizi Daha Fazla Kişiye Ulaştırmak Asıl Hedefiniz Olmalı

İçeriğinizi hazırlarken temel olarak dikkat etmeniz nokta içeriği çok daha fazla kişiye ulaştırmak olmalı. İçeriğinizde vereceğiniz mesajın marka ile ne kadar uyumlu olduğu değil, kitlenizin beğenip beğenmeyeceğini ilk olarak düşünmelisiniz. Bu ilk bakışta saçma gelebilir ancak şu şekilde örnekleyelim. 100bin beğenisi olan bir sayfanız var. Tamamen markanızın imajını yansıtan, mesajınızı içeren sıkıcı bir içerik paylaştınız. Bu içeriği görecek olan kişi sayısı yalnızca 2000 kişi. Üzerinde saatlerce uğraştığınız, onlarca revizyon alıp verdiğiniz görseli sadece 2000 kişi görmüş olacak. Bu 2000 kişinin ne kadarının gerçekten gördüğü de belli değil. Sadece adı üstünde görmüş olacak. Yaptığınız emeğe değdi mi? Bence değmedi.

Markanızın mesajını yansıtmaktan çok etkileşime odaklandığınızda ne oluyor? 100bin beğenisi olan sayfanızın içeriğini insanlar beğenmeye ve paylaşmaya başlıyorlar ve 20-30bin kişilik bir kitleye ulaşmış oluyorsunuz. İşte bu noktada affinity score kavramına tekrar dönelim. Sayfanıza ait affinity score’nuz ne kadar yüksek olursa içerikleriniz o kadar farklı kişilere gösterilecek ve daha büyük kitlelere ulaşabileceksiniz. Yani markamızın yıl başı kampanyasını çok fazla kişiye göstermek istiyorsak kampanya içeriğinden hemen önce yüksek etkileşim alacak ama marka ile çokta yakından ilgisi olmayan bir içerik paylaşıyoruz. Skorumuz yükseliyor, farklı kitlelerden insanlar bizimle etkileşime geçiyor. Bu etkileşim oranları sıcakken kampanya içeriğimizi giriyoruz ve içeriğimiz %2’ye erişeceği yerde %10’lara erişebiliyor.,

Trendleri Yakından Takip Etmiyorsanız, Klavyeyi Yavaşca Bırakın ve Gidin

Etkili içerik üretimi için gündemi ve trendleri de yakından takip etmek gerekiyor. Örneğin anketli içerik yapacaksanız şuanda anket cevaplarını yorum olarak değil, ifade olarak almanız gerekiyor. Bu ancak trendleri takip ederek yapabileceğiniz bir şey. Yine “Ali gibi olun” içerikleri de bir dönem trend oldu, kullanıldı ve unutuldu. Diğer yandan gerçek zamanlı içerikleri (real-time content) takip etmelisiniz. Gündemde her ne varsa içerik olarak kullanabilir ve çok güzel dönüşler alabilirsiniz. Sonuçta önemli olan şey ne kadar fazla kişiye ulaştığınız. Ne kadar fazla kişiye ulaşırsanız o kadar marka bilinirliğiniz artacaktır. Tabii ki markanızı yan yana görmek isteyemeceğiniz türde içerikleri sırf etkileşim uğruna girin demiyorum. Ancak mümkün olduğunca kitle ile bir bağ kurabilmek asıl meselemiz.