İster Türkiye’de olsun ister dünyanın başka bir ülkesinde olsun internet sansürü her kullanıcıyı etkilemekte. İnternetin kendisi global olduğundan bir ülkede yasaklanan internet tüm dünyayı etkilemekte.

ABD’de senatodan geçemeyen SOPA (Stop Online Piracy Act) yasa tasarısının etkilerini halen hissetmekteyiz. SOPA’nın ABD senatosundan geçmesi demek milyonlarca web sitesinin kapanması demekti. SOPA sürecinde de bir çok web sitesi kapatıldı. En bilinenlerinden Megaupload o dönemde kapatılmıştı. Megaupload’ın kapatılmasıyla dosyalarını orada barındıranlar, Megaupload aracılığıyla satış yapanlar büyük zararlara uğramıştı. Eğer SOPA geçerse çok daha büyük zararlara uğrayacağını anlayan insanlar yasa tasarısının geçmemesi için büyük bir mücadele verip yasayı durdurmuştu.

SOPA tasarısı konuşulduğu dönemlerde tekrar gündeme gelen Meshnet ve benzer projeler tasarı geçmeyince tekrar unutuldu. Devletlerin ya da Google, Facebook gibi devlerin sizi izleyemeyeceği bu internet alternatiflerinin çalışma mantıkları aslında çok basitti. Artık neredeyse her ofiste bulunan network ağlarını düşünün. Bu ağların hepsini birleştirdiğinizde yeni bir internet kurmuş olacaktınız. Tabi bunun için her bilgisayarın başka bir bilgisayara bağlanması gerekmekteydi. Kullanıcılara duyurulamaması ya da öğretilememesi sebepleriyle bu projeler unutuldu gitti.

İnternet sansürünün konuşulduğu bu dönemlerde yine benzer projeler, VPN’ler, Tor Browser’lar konuşuluyor. Ancak olası bir sansürde insanların bir çoğu bu yöntemleri bilmiyor olacak ve uzun bir süre internete bağlanma konusunda sıkıntılar yaşayacak. DNS değiştirmek kadar kolay olmayan bu yöntemler bir çok web sitesinde gelir kayıplarına yol açacak.

Çözümü Tor Browser’da arayanlar ise internetin karanlık yüzüyle karşılaştıklarında büyük ihtimalle sansür yanlısı biri olup çıkacaklar. Deep Web dediğimiz arama motorlarının indekslemediği, sosyal ağlarda paylaşıl(a)mayan sitelerle dolu bir dünyaya açılan kapı Tor Browser. İçinde çocuk pornosundan, kiralık katil tutabileceğiniz sitelere kadar her türlü iğrenç içeriği barındıran bu siteler yığını ile başbaşa kalıp “Vikipedi”ye ulaşmaya çalışacaklar.

Olası internet sansürlerinden en çok etkilenecek sitelerin başında Facebook geliyor. Çin’de Facebook’un yasak olması sebebiyle Tencent QQ’un 800 milyon üyesi bulunmakta. WeChat, Tencent Weibo gibi dev ağların da sahibi olan QQ, Facebook yasağı sebebiyle ayakta duruyor diyebiliriz. Ancak Facebook bu sorunu kökten çözecek bir proje üzerine çalışmakta. Geçtiğimiz yıl internet.org’u satın almasıyla başlayan süreç yavaş yavaş olgunlaşmaya başladı. ”Henüz internet bağlantısı olmayan dünyanın üçte ikisine internet erişimi sağlamaya kendini adamış küresel bir ortaklık” olarak kendisini tanımlayan internet.org’un asıl hedefi tüm dünyaya interneti ücretsiz ve sansürsüz sağlamak.

Facebook, Nokia, Opera, Ericsson, Mediatek, Samsung, Qualcomm gibi devlerin biraraya gelerek başlattığı internet.org projesi üzerinde Google’da çalışmakta. Hukuki ve yazılımsal altyapıların tamamlanmasının ardından internet.org Facebook ve Google aracılığıyla herkesi internete bağlayacaklar. Bunun için henüz kesin bir tarih ya da yöntem açıklanmasa da tahminler her bilgisayara bir eklenti kurdurulacağı ve bu yolla tüm bilgisayarları birbirlerine bağlayacakları yönünde. Yani web yerine localhost üzerinden internete bağlanacağız. Böyle bir internetin getireceği risklerde az değil aslında. İnternetin anahtarını devletlerden alıp birkaç global şirkete vermiş olacağız. Internet.org çözümü de aslında uygun çözümler arasında görünmemekte.

İnternet sansürüne karşı tek çözüm bilinçlenmeden geçmekte. Hem kullanıcılar hem de yöneticilerin bilinçlenmesi ile birlikte özgür internetten söz edebileceğiz. Bu noktada her iki tarafında kabullenmesi gereken bir denge bulunmakta. İnternet herkesin aklına her geleni yazabildiği bir yer de olmamalı, her sitenin engellendiği bir yerde.