Sosyal medya, yeni medya, dijital medya gibi isimler konu hakkında bilgi sahibi olmayan kişilerce senelerce hep karıştırıldı durdu. Kimi zaman bir haber sitesine sosyal medyanın içinde dendi kimi zaman da Twitter’a yeni medya dendi. Ancak artık bu kavramların kısa vadede tamamen ayrışacağı ve uzun vadede tek bir çatı altında toplanacağı döneme geldik çattık.

Türkiye’nin en köklü haber organlarından biri olan Hürriyet yeni bir sosyal ağa dönüştü. Aslında yakından incelediğinizde Facebook ya da Twitter gibi bir sosyal ağ olmadığından yine dijital medyanın bir parçası olarak görmeye devam edeceksinizdir. Fakat yeni medya düzeni daha biz varolan haline alışamamışken yurtdışında değişti, evrildi. Bizim yeni dediğimizin üzerine yenilikler kattı. Hürriyet ise Türkiye’de bu yeniliklere ayak uydurmaya çalışan ilk haber sitesi oldu.

Herşeyin kişiselleştiği bu dönemde haber sitelerinin de kişiselleşmemesini bekleyemezdik. Artık okuyucular ilgilerini çekmeyen haberlerle dolu web sitelerinde vakit kaybetmek istemiyorlar. Çünkü kullanıcıların ulaşmak istedikleri içerikler artık her yerde. En çok hiti alan ise o içeriği okuyucuya en hızlı ve kolay şekilde ulaştıranların olduğu bir dönemdeyiz. Hiç magazin haberi okumayan bir okuyucuyu ele alalım. Sabahları dünyada neler olmuş diye haber sitelerini tek tek gezerken karşısına yüzlerce magazin haberi çıkacaktır. Bunu farkeden haber sitesi yöneticileri yavaş yavaş içeriklerini o kişilere özel şekilde filtrlemeye başladılar.

Dijital dünyada çerezler ilk olarak reklamlar için kullanıldılar. Ancak şimdi okuyuculara en uygun haberi verme amaçlı kullanılmaktalar. Fakat çerezlerin kabiliyetleri de bir yere kadar. Haber siteleri tek tek üye kaydı alarak hem yorumlar ve blog yazıları ile ekstra içerik sağlamış oluyorlar hem de üyelik toplayarak data elde ediyorlar. Elde ettikleri datalarla da okuyucuları tekrar tekrar sitelerine çekiyorlar.

Yeni medya düzeninde artık yeni trend her kullanıcıya özel içerik sağlamak olacak. Çünkü ortalama bir haber sitesinde günde 1000’den fazla haber yayınlanmakta. Fakat bu haberlerin yalnızca 20 tanesi gerçekten okunmakta. Diğer haberleri hiçbir arayüz ön plana çıkaramamakta. Bu nedenle haber siteleri 350 cm.lere varan ana sayfalar kullanıma soktular, tek ana sayfada 4-5 farklı slider kullandılar ancak asıl olayın okuyucunun karşısına yüzlerce haber çıkarmak değil sadece onun ilgilenebileceği haberleri çıkarmak olduğunu yeni yeni farkediyorlar. Fakat halen kullanılan teknikler oldukça yetersiz. Büyük ihtimalle bu yola çıkan ilk birkaç site oldukça zorlanacak ya da vazgeçecek ancak gelecek tamamen kişiselleştirilmiş içerikte. Bunu Facebook bundan 3 yıl önce farketmiş ve EdgeRank algoritmasına girişmişti. Halen üye sayısının artıyor olmasından bu yolda başarılı olduğu sonucunu rahatlıkla çıkarabilmekteyiz.

Çok yakın bir gelecekte Türkiye’de de göreceğimiz üzere, haber siteleri yavaş yavaş üye toplama yoluna gidecekler. Bu üyelerin kendi sitelerindeki tüm hareketlerini, okudukları haberleri, siteye giriş saatlerini, baktıkları resimleri, ilgilendikleri başlıkları kişi bazında analiz etmeye başlayacaklar. Bu analizler sonucunda tamamen okuyucuların ilgilendiği türden içerikler her bir kullanıcı için ana sayfada yerini alacak. Kişiselleştirilmiş haberler diyince 70-80 farklı kategori sunup, haydi bunlardan sevdiklerini seç sana o konuda haberler gösterelim demek değil. Gerçekten o okuyucunun sevdiği türden atılmış bir başlık ve onun ilgisini çekecek türden bir görsel kullanılırken diğer okuyucuya yine aynı haber bambaşka bir başlıkla sunulabilecek, hem de aynı sitede.

Haber sitelerinin yaşayacağı bu deneyimi öyle çok uzak olarak görmeyin. Şuanda dinlediğimiz müzikler Spotify ya da Deezer ile bize özel olarak sunulabiliyor ya da Facebook her arkadaşımızla aramızdaki etkileşimi hesaplayarak birbirimize etkileşimimize dayalı içerik gösterebiliyor. Haber sitelerinin de kişiselleşmesi çok uzak değil. Artık bu rahatlıkla görünen bir gelecek. Asıl henüz üzerindeki puslar tam olarak kalkmamış biraz uzaktaki gelecekten bahsetmek gerek. Şuan dünya genelinde faaliyet gösteren 3 büyük sosyal ağ bulunmakta. Facebook, Twitter ve Google+. Bu üç ağda da her gün yüz milyonlarca özgün içerik üretilmekte. Bu üç siteyi hiçbir haber sitesi ne girilecek içerik sayısında ne de ziyaretçi sayısında geçemez. Peki ya bu üç ağ dijital haber sitelerinin ekmeğine göz dikerse?

Facebook Stories aslında asıl yeni medya düzeninin ilk taşı oldu. Diğer taşlar oturdukça da haberciliğin geleceği değişiyor olacak. Şimdi sizlere bir tablo sunmak istiyorum. Diyelim ki siz Türkiye’nin en çok okunan gazetelerinden birinin sahibisiniz. Milyonlarca dolarlık yatırımlarınıza rağmen halen insanların sizin sitenize gelmesi için ya Facebook’tan haberinizi paylaşmalısınız ya da X-Men yeni film full izle diye bir başlık atmalı ve Google’dan okuyucu çekmelisiniz.

Kendimizi o patronun yerine iyice bir koyduktan sonra düşünmeye devam edelim. Birden Facebook sayfa sahiplerinin kendi sayfalarına reklam verebileceğini ve bundan gelir elde edebileceğini açıklasa ne yapardınız? SEO’su sizin yerinize yapılmakta olan, hazır bir topluluğunuzun bulunduğu ve gerçekten sizi özel olarak takip eden kullanıcılara içeriklerinizi sunabileceğiniz yeni bir mecra oluşmuş olurdu. Facebook bu sistem üzerinde gerçekten de çalışıyor. Henüz sayfaların reklam alabilmesi kurgusundaki boşlukları doldurmaya çalışıyor olsa da uzak geleceğimiz aslında sadece birkaç farklı web sitesinin içerisine gömülmüş olan onbinlerce web sitesinden oluşuyor olacak. Dijital devlerin durdurulamaz büyüyüşüne ve bir zamanların büyük medya devlerinin yıkılışına şahit olacağız.