2005 yılından itibaren ülkemizde duyulmaya ve yaygınlaşmaya başlayan bloglar artık gelinen noktada bir hobiden öte ayrı bir sektör haline geldi.

Blog tutmak basit bir iş gibi görünse de arkaplanında yazılımından, tasarımına, sosyal medyasından, arama motoru optimizasyonuna varıncaya dek bir çok gider kalemi bulunmakta. Bu giderleri karşılamak için blogların çeşitli gelir modelleri geliştirmesi ve rakiplerine göre farklılaşmaları hızla değişen bu dijital dünyada çok uzun sürmedi. Artık klasik reklam bannerlarından öteye geçmiş bir çok farklı gelir modeli bulunmakta.

Blog ziyaretçileri her geçen gün daha az banner reklamlara tıklamakta ve yine her geçen gün banner reklamların ücretleri artmakta. Farklı gelir modeli geliştiren bloglar ise artık sektörde yer edinmiş bloglar haline geldiler. Son zamanlarda en sık görülen gelir modellerinden olan yazı içi reklamlar kullanıcıları sıkıyor olsa da güzel örneklerini de görebilmek mümkün. Yayınlanan yazı içerisindeki kelimelerde tıpkı backlink gibi verilen açılır bannerlı reklamlar her geçen gün daha çok kullanılmakta.

Yine çok kullanılan gelir modellerinden biri ise bülten yayınlama. Bu model ilk gazetelerin çıkışından beridir hayatımızda olmasına rağmen form değiştirerek tekrar tekrar karşımıza çıkmakta. Gelinen noktada en başarılı bültenler, reklamının yapıldığı firmanın açıkça ismi zikredilmeden yapılanları oluyor. SEO açısından bir çok blog bültenleri yayınlamak istemediğinden her blog için ayrı bir bülten yayınlama yoluna gidilmesi de ayrı bir külfet oluşturduğundan bu gelir modeli de bloglar için bir çözüm yolu olamadı aslında.

Firmalar için özel hazırlanmış sayfalar da bloglar için üretilmiş gelir modelleri arasında. Bloglara ayrı bir sayfa olarak eklenmiş kurum tanıtım sayfaları aşırı derecede reklam koksa da reklam verenler tarafından tercih edilmekte. Blogların hitap ettiği kesime göre özel olarak hazırlanmış bu sayfalar genellikle yalnızca bir kuruma verildiğinden yüksek fiyatlar istenir.

Özgün içerik üreten bloglar için en uygun olan gelir modeli ise içerik pazarlamasıdır. Hazırlanan içerik takvimine uygun olarak reklam veren kurum ile ilgili kuruma backlink vererek ya da viral etki sağlamak için kurum adı vermeden özgün içerikler hazırlanır. Genellikle okuyucular içeriğin bir reklam olduğunu anlamazlar. Okuyucular bu durumu anlamadığı sürece de bu reklamlar oldukça başarılı olmaktalar.

İçerik pazarlaması yöntemlerinden birisi de blogtaki özgün içeriği farklı formatlarda okuyuculara sponsorlar aracılığıyla sunmaktır. En çok tercih edilen yöntem ise e-dergi ya da e-kitap olarak okuyuculara blog içeriğini sunmak. Blog için hazırlanan içeriği bir kitap ya da dergide sunduğunuzda hazırlanan dokümanın bir kısmını sponsorunuza ayırabiliyorsunuz.

Trend olan bir diğer içerik pazarlaması örneği ise mail bültenleri. Blogların okuyucularına günlük ya da haftalık olarak gönderdiği bültenlerin içine eklenen reklamlar oldukça ilgi görmekteler. Sponsorlu mail bültenleri okuyucular tarafından banner reklamlara göre daha çok tıklanmaktalar ve daha profesyonel bir görünüm sergilemekteler.

Aslında bloglar için banner reklamlar ya da flash reklamlar değerlendirilmesi gereken en son seçenek olmalı. Blog için üretilen Slideshare sunumları, özel video içerikler, sosyal medya kanalları ve podcastler için sponsorlar bulmak okuyucu açısından da blog sahibi açısından da reklamveren açısından da daha etkili bir yöntem.